JAPONYA’DA İLKLERİN SEÇİMİ
Japonya’da 8 Şubat’ta yapılan erken genel seçimlerde Sanae Takaichi liderliğindeki Liberal Demokrat Parti (LDP) Japon Alt Meclisi’ndeki 465 koltuğun 316’sını kazanarak süper-çoğunlukla tek başına iktidar oldu. Böylece Japonya tarihinin en büyük seçim başarısı kaydedildi.
Sonuçlara göre ilk defa bir parti tek başına Anayasa değiştirecek güçte çoğunluk kazandı. Son 70 yıldır genellikle Japonya’nın birinci partisi olan LDP, yaşadığı skandallarla güven kaybettiği bir dönemde tarihin en başarılı seçimini geride bıraktı. Meclis’teki koltuk sayısını önceki döneme göre 125 adet artırarak 316’ya taşıyan LDP’nin seçim öncesi koalisyon ortağı Japon İnovasyon Partisi (JİP) ise 36 koltuk alarak üçüncü parti oldu. Böylece iktidar kanadı 352 sandalye ile ezici bir çoğunluğa ulaşırken 8 muhalefet partisi kalan 113 sandalye paylaştı.
Japonya’yı Erken Seçime Götüren Süreç
Japonya’da erken genel seçime giden sürecin arka planı, iktidardaki LDP içinde yaşanan derin meşruiyet krizine dayanmaktadır. 2023 yılında kamuoyuna yansıyan ve parti içindeki çok sayıda üst düzey ismi kapsayan gizli fon (slush fund) skandalı, Japon siyasetinde uzun süredir görülmeyen ölçekte bir güven erozyonuna yol açmıştır. 2018–2022 döneminde 80’den fazla LDP milletvekilinin siyasi bağış gelirlerini usulsüz biçimde beyan ettiğinin ortaya çıkması, dört kabine üyesinin istifasıyla sonuçlanmış; bunu izleyen 2024 Alt Meclis ve 2025 Üst Meclis seçimlerinde skandala karışan adayların önemli bir bölümü sandıkta ağır yenilgiler yaşamıştır. Kamuoyu yoklamaları, seçmenlerin yüzde 80’inden fazlasının LDP’nin oy kayıplarını doğrudan bu skandala bağladığını ortaya koyarken, bağış gelirlerinde yaşanan sert düşüş de parti üzerindeki iç ve dış baskıyı artırmıştır. Bu gelişmeler, dönemin Başbakanı Kishida Fumio’nun 1 Ekim 2024’teki istifasına giden süreci tetiklemiştir.
Siyasi krizin derinleştiği bu ortamda, bu defa Fumio’nun halefi Shigeru Ishiba 21 Ekim 2025’te istifa etmiştir. 7 Eylül’de Shigeru Ishiba’nın istifasıyla LDP liderliği fiilen boşalmış; 5 Ekim’de parti içinde yapılan genel başkanlık seçiminde Sanae Takaichi, LDP’nin ilk kadın genel başkanı olarak seçilmiştir. Takaichi, 21 Ekim’de başbakanlık görevini üstlenerek Japonya tarihindeki ilk kadın başbakan olmuştur.
Ancak bu liderlik değişimi, iktidar koalisyonunda uzun süredir biriken yapısal gerilimleri de görünür hâle getirmiştir. Nitekim 10 Ekim’de LDP’nin 26 yıllık koalisyon ortağı olan Komeito’nun lideri Tetsuo Saito, partisini koalisyondan çekme kararı alarak mevcut hükümet mimarisini fiilen sona erdirmiştir.
Bu gelişmenin ardından Takaichi, siyasal istikrarı yeniden tesis edebilmek amacıyla JIP ile yeni bir koalisyon kurmuş ve 21 Ekim’de hükümetini oluşturmuştur. Öte yandan, eski koalisyon ortağı Komeito ile ana muhalefetteki Anayasal Demokrasi Partisi (ADP) arasında, “Merkezci Reform İttifakı” adı altında yeni bir siyasi birliktelik ortaya çıkmıştır. Ancak bu ittifak, seçime iddialı bir biçimde girmesine rağmen kamuoyundaki beklentileri karşılayacak bir performans sergileyememiştir.
Takaichi liderliğindeki yeni hükümet, LDP’nin kamuoyundaki meşruiyet sorununu yalnızca liderlik değişimiyle aşamayacağını kısa sürede fark etmiştir. Bu bağlamda Başbakan Takaichi, partisinin sorunlu bir dönemde bulunmasına rağmen siyasi risk alarak “güven tazeleme” stratejisini benimsemiş; 19 Ocak’ta erken seçim kararı aldığını açıklamış ve 23 Ocak’ta Alt Meclisi feshetmiştir. Bu karar, hem LDP içinde yeni bir başlangıç yapma arayışının hem de seçmen nezdinde yıpranan güvenin demokratik bir test yoluyla yeniden inşa edilmesi çabasının somut bir göstergesi olarak değerlendirilmiştir. Buna karşılık ana muhalefet ile eski koalisyon ortağının seçime birlikte girme kararı alması, erken seçimi yalnızca bir güven oylaması değil, aynı zamanda Japon siyasal sisteminde yeni ittifak arayışlarının sınandığı kritik bir dönüm noktası hâline getirmiştir.
Takaichi’nin Japonyası
Başbakan Sanae Takaichi’nin iktidara gelişinin ardından izlenen ekonomik ve siyasal çizgi, sürdürülebilir mali disiplin ile stratejik yatırım önceliklerini bir arada ele alan bir politika setine dayanmaktadır. Takaichi yönetimi, kamu maliyesinde sürdürülebilirliği vurgularken aynı zamanda savunma, altyapı ve teknoloji gibi alanlarda gerekli yatırımların kesintiye uğramadan finanse edilmesini temel bir öncelik olarak tanımlamaktadır. Uzun yıllar sonra ilk defa enflasyon tecrübe eden Japonya’da, yatırımları önceleyen hedefler ile enflasyonla mücadelenin nasıl bir dengede götürüleceği finans piyasaları tarafından dikkatle izlenecektir.
Takaichi’nin liderliğinde elde edilen sınırsız parlamenter güç, Takaichi’nin seçim vaadleri arasında öncelikli bir konumda olan ve tartışmaların merkezinde yer alan savunma harcamalarında da hükümetin elini güçlendirecektir.
Dış politika alanında ise Takaichi hükümetinin, Japonya’nın Asya’daki etkinliğini önceleyen ve bölgesel rekabeti daha açık biçimde tanımlayan bir çizgi izlemesi beklenmektedir. Bu çerçevede Çin ile stratejik rekabetin artacağı, buna karşılık Japonya–ABD ilişkilerinin daha da güçleneceği bir döneme girildiği görülmektedir. Takaichi’nin, özellikle Donald Trump ile iyi ilişkilere sahip olması, Washington ile güvenlik ve savunma alanlarında daha yakın bir iş birliği ihtimalini güçlendirmektedir. Böylece Japonya’nın dış politikası, artan savunma harcamaları ve bölgesel güç projeksiyonu ile uyumlu, daha iddialı ve jeopolitik açıdan proaktif bir yönelim kazanmaktadır.
JAPONYA’DA SİYASAL YAPI
Yönetim Biçimi: 1947 Anayasası çerçevesinde Anayasal monarşi ve parlamenter demokrasi
Devlet Başkanı (Sembolik): İmparator anayasal olarak yalnızca devletin ve ulusal birliğin sembolü konumundadır ve herhangi bir yürütme ya da yasama yetkisi bulunmamaktadır.
Yürütme: Parlamentoda çoğunluğu elinde bulunduran parti veya koalisyon tarafından belirlenen Başbakan ve onun başkanlığındaki Bakanlar Kurulu tarafından kullanılır. Başbakan, yasama organı tarafından seçilmekte ve kabine parlamentoya karşı siyasal sorumluluk taşımaktadır.
Yasama: Japon Ulusal Diyeti’nin (Kokkai) iki kanatlıdır.
- Japon Alt Meclisi (Shūgi-in), devletin en yüksek organı olan iki meclisinden biridir. Bütçe, kanun ve başbakanın seçimi temel yetkiler Alt Meclis’te toplanmıştır. 4 yıllığına seçilir. 465 üyesi vardır.
- Üst Meclis (Sangi-in) 248 üyelidir ve üyeler 6 yıl görev yapar. Üyelerin yarısı 3 yılda bir değişir. Feshedilemez.
Yargı: Yargı erkini ise anayasal denetim yetkisine sahip bağımsız mahkemeler oluşturmaktadır.
————————————-
Kaynakça:
https://asia.nikkei.com/politics/japan-election
https://www.csis.org/analysis/japans-26-year-old-ruling-coalition-collapses
https://www.cfr.org/articles/political-realignment-and-the-2026-japanese-election-ii
https://www.nippon.com/en/in-depth/d01210/
Hazırlanan tarih: 25.02.2025
Sadık Harun Köksal
